Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

“Hoşgörü”den Katliam, “Diyalok”tan Hainlik Çıktı!

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anlamına uygun bir şekilde hatırlandı. Bu Aziz Millet vakarını ve sinesinde beslediği sessiz gücün büyüklüğünü gösterdi.

20 Temmuz 2019 - 0:30 'de eklendi ve 184 kez görüntülendi.
“Hoşgörü”den Katliam, “Diyalok”tan Hainlik Çıktı!

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anlamına uygun bir şekilde hatırlandı. Bu Aziz Millet vakarını ve sinesinde beslediği sessiz gücün büyüklüğünü gösterdi. 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti tarihini önemli bir kırılma noktasıdır. Bir taraftan silahlı kuvvetlerin darbe gerişimi millet tarafından onaylanmadığının açık tablosu olmuştur ki  silahın namlusuna anlını koyan, tank paletlerinin önüne göğsünü siper eden kahramanlar oldukça Demokrasi ve Milli Birliğimiz güvendedir inşallah.  İkincisi ise uyuyan terör hücresi fetö’nün  yarım asra yakın büyümesi ve ihtiyaç duyulduğunda  bir anda çok farklı bir rolle; yakıp yıkma ve katliamla uyanmasıdır. Hani televizyonlarda soğuk savaş dönemlerinde  casus olarak yetiştirilen sıradan mesleklere sahip insanların bir haber ya da uyarıcı tarafından uyarıldığında  bir anda katil, suikastçı ya da tek hedefe odaklanmış mankurt haline geldiğini  rahat koltuklarımızdan seyretmiş ve “vay be” diyerek ağzımız bir karış açık kalırdı. 15 Temmuz Günü bizim yaşadıklarımız ise dudak uçuklatan cinsten. Hoşgörüden katliam, diyaloktan hainlik çıkardılar. 17/ 25 Aralık hukukun kumpaslarla katledildiği süreç aslında uyuyan hücrelerin uyanması için o çanın çalınmasıydı. Kendilerinden o kadar emindiler ki  daha başka bir şeye ihtiyaçları yoktu.  MİT Tırları komplosu ile ihanetin bile hizmet olacağı  kulaklara fısıldanmıştı. O da yetmedi, uyuyan hücreler kımıldasın ve gereği ne ise yapılsın diye 2104 yerel seçimlerinde kendileri ile taban tabana zıt partiler için çalışmalar yaptırdılar.( Ortada mağduruyet bahanesi bile yoktu, yapacaksın fısıldandı, yapıldı) Artık daha büyük, daha büyük işler için hücreler hazır durumda idi. 15 Temmuz gecesi yaşananlar uyuyan hücrelerin neler yapabileceğini gözler önüne serdi. 250 şehit ve binlerce gazi. Kendi Milletini katleden alçaklar… Ancak uyuyan hücreler tamamen uyandırılmamıştı, Her geçen gün bir başka boyutu çorap söküğü gibi önümüze geliveriyor. Burada asıl olan soru şu; bunca açık delil var iken hala fetö  yapılanmasına bir şekilde dahil olmuş kimseler  “yav be biz ne yapmışız. Böyle hain bir yapılanmanın nasıl farkına varamamışız. Biz vatan için, millet için canımızı feda etmekten kaçınmayacak olan bizler Türkiye düşmanı devletlerin ve grupların kucağında gezen birisine hala nasıl güveniriz” diye yüksel bir ses şöyle dursun bizim duyacağımız seviyede bir reddiye duyamıyoruz.  ABD’de Siyonist Evangelistlerle, Avrupa’da Türk düşmanı grup ve devletlerle amaç birliğini göremeyen hoşgörü ve diyaloğun aydınları!  Kotlanmış uyku modundan gerçeklere hala uyandırılamadı. Türkiyemizin kalkınması ve yücelmesi için enerjisi, birikimi ve hayalleri olan bir nesil kodlanmış uyku modundan ihanet moduna sürüklendiler ya benim asıl üzüntüm ondan. Bir başka üzüntüm de bunca ihanet  yaşanmışlığına rağmen hala gerçekleri görmek yerine fetö ele başının gelecek için rüyasında gördüğü! Palavralarla ihanet çemberine tutunmaları… Yazık, çok yazık. Gelecek Hafta devam etmek niyeti ile…

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER