Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Ne Bu Eğlence ve Sefahat Çılgınlığı!

“Para yatak satın alır, ama uyku almaz, para bir ev satın alır, ama bir yuva almaz, para arkadaş satın alır; ama dost almaz, para eğlence satın alır; ama mutluluk almaz…

22 Ağustos 2019 - 17:24 'de eklendi ve 127 kez görüntülendi.
Ne Bu Eğlence ve Sefahat Çılgınlığı!

“Para yatak satın alır, ama uyku almaz, para bir ev satın alır, ama bir yuva almaz, para arkadaş satın alır; ama dost almaz, para eğlence satın alır; ama mutluluk almaz…” bunu çoğaltabilirsiniz. Bu yazımda çılgınlık derecesine varan eğlence ve safahattan mutluluk bekleyenlerin çaresizliğini yazacağım. Mutlu olmak için daha çok eğlence ve safahat küçük bir grubun ya da bir gençlik hastalığı olsa klinik bir vaka derim; ama eğlence ve safahat artık sosyal bir hastalık halini almış. Mutluluğu eğlencede arayanlar yakalayamadıkları mutluluk için daha çok, daha sesli eğlencelere sarılıyor. Özellikle düğünlerimiz bu eğlence ve safahatın yarış haline geldiği mekanlar ve zaman dilimleri haline gelmeye başladı. Eğer eğlenceden ödün verilirse düğünlerde çiftlerin mutluluğu eksik kalacak, hatta düğün olmamış sayılacak anlayışı zihinlerde şartlanmış. Ses düzeni yer yerinden oynatmıyorsa, Başka sesleri bastırmıyorsa çok büyük eksik var demektir. Davetliler müziğe eşlik edip oynamıyorsa, mutluluğunuzu paylaşmıyor, demektir. Hatta düğün ve salonlarda ahlak, edep ve adab ı müaşeret yok hükmünde, düğünlerde Allah yapılanlardan sizi sorumlu tutmuyorcasına tüm değerler hafife alınır hale geldi. Hatta insani değerler ayak altına alınsa da hoş karşılanır, normal görülür oldu. Uyanmak, titremek ve kendimize gelme vaktidir. Şehirli olduk ya kendimizi, insanlığımızı da mı unuttuk? Kimseyi tanımadığınız zaman yaptığınız bazı şeyler makul karşılanabilir ki şehirli de olamadık. İşte sokak düğünleri bizim vazgeçilmezlerimizden. Oysa şehirli olmak, düğünler, başkasını sesinizle, eğlencenizle rahatsız etmemek adına kapalı mekanlarda, düğün salonlarında yapılması lazım. yol kapatmak, başkalarını rahatsız etmek şehir kültüründe olmaz. Bunları da başaramıyoruz. Ya mahalle kültürü, köy sıcaklığında düğünler ve gelenekler nasıl?- Maalesef sınıf ta kaldık diyemeyeceğim, seviye tutturamıyoruz. Mutluluğu eğlence sanıp komşusunun acısını hiçe sayan bir çılgınlık ve aşırılıklar yaşıyoruz. Aynı sokakta cenazeye saygıdan uzak eğlenceden ödün vermeden mutlu bir yuvanın! mutluluğunu paylaşıyoruz! Kamu vicdanı yara almıyor; adeta katlediliyor… Geçtiğimiz Cuma günü genç ölümlerle sarsıldık. Hem ilçemizde ve hem köylerimizde. Ben bunlardan birine ve özellikle köy sıcaklığı ve akrabalığının yoğun

yaşadığına inandığım bir köyde şahit oldukların insanlık vicdanını yaralayacak düzeydeydi. Kırklı yaşlarda hayatını kaybetmiş bir kardeşimizin cenazesi daha toprağa verilmeden birbirleriyle akraba da olan cenaze sahibi ve düğün sahibi ama ayrı dünyaların insanı imişçesine başka dünyadalar. Cenaze defnedilirken bile ses düzeninin yüksek volümünden eğlenceye başlanması ve düğün süresinde aynen devam edilmesi hiç yakışmadı. Hiçbir şey olmuyorsa ses düzeni iptal edilir. Eğer eğlenecekseniz bile yüksek ses düzeni olmadan olmuyor mu? “ Bir kez evlenilir , bir kez düğün yapılır; ama acı sahiplerine saygı lütfen. Bize, kültürümüze, ananemize, mutluluğun başkalarının acısını saygı göstermekle çoğalacağına, bizi biz yapan değerlerin ve duyguların yeşereceğine inan bir kardeşiniz olarak eğlence ve sefahat çılgınlığının mutluluk olmadığı uyarısında bulunmak istedim…

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER