Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Geniş Ailem; Hayat Alanım!

Türk Milletinin temel taşı Aile. Yuva sıcaklığında, Sevginin yeşerttiği uzun kolları ile Şefkat kucağında, ve saygının hayat bulduğu koca çınarın tohumudur, aile.

12 Eylül 2019 - 12:29 'de eklendi ve 360 kez görüntülendi.
Geniş Ailem; Hayat Alanım!

Türk Milletinin temel taşı Aile. Yuva sıcaklığında, Sevginin yeşerttiği uzun kolları ile Şefkat kucağında, ve saygının hayat bulduğu koca çınarın tohumudur, aile. Huzur ve güvenin adresidir, Aile. Tüm sıkıntı, dert ve tasanın, yük ve sıkıntının üstesinden gelindiği adrestir, aile. Hiçbir alternatifi olmayan tek adres; yine  aile. Dört duvar, çatı gibi sınırları olmayan; ama aşılmaz kaledir; aile. Gözlerin içinin parladığı, aydınlattığı karanlık dünyaların nurudur, aile. İnanın içten gelen bu sese ara verip şu soruyu sormak zorunda kalmak ne acı… Ne oldu da bu gün tüm tartışmaların merkezine yerleşti, aile. Aile olmak, yuva kurmak ve evliliklerin ötelenir olduğu hatta ikinci plana atıldığı süreç ne acı. Evlilik cüzdanı ve nikahın hatta ticari sözleşme olarak görülmesi ne acı. Ya boşanmaların pamuk ipliğine bağlı olduğu, evliliklerin üzerinde keskin kılıç gibi sallandığı bir korku tüneli… Acı acı düşünüyorum, erkeğin, boş ol, boş ol ve boş ol demesi ile evliliklerin bitebileceği yüzlerce yılda  yaşanan boşanma sayısına üç beş yıl içerisinde aşılmış durumda. Evlenecekleri kızı belki düğünden sonra görmelerine rağmen saygı, sevgi ve hürmetle savaş, felaket ve sıkıntılara rağmen ahretlik diyerek iki cihan saadeti yaşayanlara inat, uzun bir flört denen süreçten sonra, birbirini tanıyan ve birbirini sevdiğini söyleyen, sevgilim, aşkım sözlerini yalama yapan ve evlilik kararı veren gençler bu kadar kısa sürede nasıl bu hale geliyor? Annelerin, babaların evlerine ve evliliklerine karışmadığı, hatta kaynanaların gelin olduğu bu süreçte yine boşanmalar artıyor. Evlendiğinde evinde eksik bir eşyası olmayan, saray yavrusu döşeyen aileler bunca imkan sunmuşken boşanmalar artıyor. Haydi boşanmayı anladık; ya aile içi şiddet? Sevgi ve imkanın bu kadar çok olduğu bir süreçte neyi paylaşamıyorsunuz? İnsan sevdiği, sevgilim, aşkım dediği insana bu şiddeti nasıl yapar? Boşandıysanız onun yaptıkları sizi bu kadar niye ilgilendiriyor? Madem  bu kadar ilgilendiriyor; niçin boşandınız? Soru sormaktan,  karamsar tablo çizmek içimi kararttı. Bir şey daha söyleyeyim. Ya çocuklar? Bozulan yuvaların gerçek mağduru çocuklar. El insaf! O çocuklar ya babasız; Ya annesiz bırakmaya ne hakkınız var? O çocuk hatta hem annesini ve hem babasını kaybetti; biliyor musunuz? Çünkü anne, baba olunca anlam kazanır ve baba, anne olmayınca bir hiçtir. Siz en çok sevdiğiniz çocuğunuzu hem annesiz ve hem de babasız bıraktınız. Aile köksüz olmamış; şimdi çok daha iyi anlıyorum. Sadece kendi ve çekirdek ailesi için yaşayanlar için bir kişiyi terk etmek kolay geliyor. Oysa aldığı her kararda sadece eşini ve çocuğunu düşünmek yerine; kendi anne ve babası, kardeşleri, dayısı, amcası, halası, teyzesini düşünen, kaynanası, kayınlarını düşünen kimse için karar daha zor olacaktır. Benlik ve bencillik hastalığı aileyi yiyip bitirdi.  Yük gibi gördüğümüz geniş aile aslında bizi koruyan, kollayan kocaman, ulaşılmaz, geçilmez bir kale imiş. Geniş ailem; Hayat alanım yaşam ve mutluluk  alanım.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER